Yolda Logo
Login
Geri Dön
Blog

Karbon Ayak İzi Hesaplaması

Yolda Yolda 26 Oca 2022, 8 dk okuma süresi
Karbon Ayak İzi Hesaplaması

Karbon ayak izi konusu, son yıllarda sıklıkla gündeme geliyor. Tüm dünyada karbon ayak izinin sebepleri tartışılırken bir yandan da önlenmesi için atılması gereken adımlar kararlaştırılıyor. Çünkü karbon ayak izinin artışı beraberinde; sürdürülebilir bir geleceğin önündeki en büyük engellerden birini getiriyor, iklim değişikliği! 

Karbon Ayak İzini Hesaplamak Önemli!

Sanayi devrimi ile ivme kazanan; endüstriyelleşme, şehirleşme, tüketim faaliyetlerinin artması ve daha pek çok etmen, karbon ayak izinin çığ gibi büyümesine neden oluyor. Bu önlenemez gibi görünen sorunun önüne geçmek için öncelikle karbon ayak izi konusunda bireysel ve toplumsal farkındalığın artması gerekiyor. Her geçen gün daha çok kişinin; karbon ayak izi nedir ya da karbon ayak izi kaç olmalı gibi sorular sorması; farkındalığın artmasını sağlıyor. Karbon ayak izi nasıl hesaplanır öğrenerek ve karbon ayak izi hakkında bilgi edinerek, bireysel olarak alabileceğiniz önlemleri değerlendirebilirsiniz. Karbon ayak izi hesaplaması, ekolojik ayak izi ve çok daha fazlası hakkında merak ettiklerinizi yazımızda bulabilirsiniz. 

Karbon Ayak İzi Nedir?

Karbon ayak izi, aslında son derece yeni bir kavram. 2000’li yıllarda ortaya atılan bu kavram; insanların farklı faaliyetler ile doğa üzerinde neden oldukları hasarı ölçmek için geliştirildi. Bu noktada karbon ayak izi nedir sorusunun yanıtını şu şekilde özetleyebiliriz; atmosfere yayılan karbon miktarını ifade etmek için kullanılan bir terim. 

Karbon Neden Zararlı?

Tüm canlılar için önemli olan karbon, dünyanın başlangıcından bu yana doğal olarak yeryüzünde bulunuyor. Günümüzde artışının engellenmeye çalışıldığı sera gazları; bir yandan güneşten gelen bir yandan da yeryüzünden yansıyan radyasyonu absorbe ederek atmosfer ısısının dengede kalmasını sağlıyordu. Ancak zaman içinde sera gazları gereğinden fazla artmaya başladı. Varılan noktada ise bu artış, beraberinde daha çok ısının tutulmasına ve dolayısı ile küresel ısınmanın da artmasına neden oldu. Tüm bu yükselen değerler, domino etkisi yaratıyor. Karbon ayak izinin artması, küresel ısınmaya ve bu ısınma da iklim değişikliklerine neden oluyor. İklim değişikliği ise insanın yaşamaya alışkın olduğu koşulların bozulması demek. 

Sonuç olarak; insan, doğaya ve dünyaya kendi elleri ile hızla engellenmesi gereken zararlar veriyor. “Bindiği dalı kesmek” gerçek anlamda yaşanıyor. 

Kişisel Karbon Ayak İzi

İnsanın, karbon ayak izi artmasındaki katkısı muazzam boyutlarda. Karbon ayak izinin artması söz konusu olduğunda ise; bireylerden ülkelere kadar pek çok etkenden bahsediliyor. Bu da kişisel karbon ayak izi nedir ya da ülkelerin karbon ayak izi var mı gibi soruları akla getiriyor. Bireysel olarak gün içinde yapılan seçimler ve faaliyetler, sera gazının salınımına katkı sağlıyor. Doğduğunuz andan şu ana kadar aldığınız her karar ve attığınız her adım, kişisel karbon ayak izinizi belirliyor. 

Karbon Ayak İzi Neden Önemli?

Uluslararası bir konu olan karbon salınımı, tüm dünya tarafından endişe verici olarak tanımlanıyor. İlk olarak 1992 senesinde Rio’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansında; Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi imzaya açıldı. Sözleşmenin merkezinde; atmosferde meydana gelen sera gazı birikimindeki insan etkisini azaltma stratejileri bulunuyordu. Bu sözleşmedeki bir diğer önemli konu da, ekolojik sistemin yeni iklim koşullarına nasıl adapte edilebileceğiydi.

Karbon salınımının artması ekolojik sistem üzerinde pek çok olumsuz etkiye sebep oluyor. Bu da ekolojik ayak izi kavramını ortaya çıkarıyor. Ekosistemin dengeleri her geçen gün zarar görüyor. Peki bu dengenin yeniden sağlanması mümkün mü? Dünyanın sınırlı kaynakları insanlara nasıl yetecek, bu talep nasıl karşılanacak? Ekosistemin iyileştirilmesine nasıl katkı sağlayabiliriz sorusu, ekolojik ayak izi nedir sorunun kilit noktasını oluşturuyor. Çünkü gıdanın ve hatta yaşamın sürdürülebilmesi için tüketim faaliyetlerinin azaltılması üretim faaliyetlerinin ise ciddi anlamda denetlenmesi gerekiyor. Doğal kaynakların asla bitmeyecek gibi tahrip ve gasp edilmesi, karbon ayak izini etkileyen faktörler arasında öne çıkıyor. 

Karbon ayak izi birçok parçayı kapsıyor. Bunlardan en büyüğü ise ekolojik ayak izi. Ekolojik ayak izi neden önemli dendiğinde ise bu sorunun en net yanıtı, gelecek için oluyor. Çünkü yaşamın devamlılığı ve yeni nesillerin yaşanabilir bir dünyada var olabilmeleri için karbon ve ekolojik ayak izlerinin azaltılması gerekiyor. 

Karbon Ayak İzi Nasıl Hesaplanır?

Karbon ayak izinin azaltılması için öncelikle bir değerlendirme yapılması gerekiyor. Yapılacak karbon ayak izi hesaplama ve sonrasındaki analiz ile ayak izi büyüklüğü ortalama olarak anlaşılabiliyor. 

Karbon ayak izi, iki parçadan oluşuyor. Birincil ve ikincil ayak izleri olarak karşılık bulan bu parçalar, doğrudan ve dolaylı olarak da ifade edilebilir. Karbon ayak izi hesaplarken iki parçadan da yararlanılıyor. Peki birincil karbon ayak izi nedir ya da ikincil karbon ayak izinde ne kadar etkimiz var? Bu soruların yanıtlarını bir örnek ile açıklayalım; evde harcadığınız elektrik miktarı sizin birincil ayak iziniz. Elektriğin üretim aşamalarında kullanılan enerji ve hatta evinizdeki aydınlatmada kullandığınız ampulün üretim aşamalarındaki harcanan enerji ile bunların elde edilmesinde harcanan doğal kaynaklar ise ikincil ayak izinizi oluşturuyor. 

 “Karbon ayak izim ne kadar?” diye merak edenler için formül paylaşalım. En basit haliyle karbon ayak izi formülü; yakıt tüketimi x emisyon faktörü. 

Bazı uzmanlar, kişisel ayak izi hesaplaması sırasında yaşanılan ülkenin karbon ayak izinin de hesaba dahil edilmesi gerektiğini düşünüyor. Türkiye karbon ayak izi ortalaması ile karbon ayak izi yüksek ülkeler arasında yer alıyor. 

Karbon Ayak İzi Nasıl Azaltılır?

Karbon ayak izi nasıl hesaplanır sorusundan sonra karbon ayak izi nasıl azaltılır sorusu önemli oluyor. Karbon ayak izini azaltmak için neler yapılmalı sorusunu kısaca yanıtlayalım; 

Karbon Ayak İzini Etkileyen Unsurlar

Karbon ayak izi farklı bileşenlerden meydana geliyor. Karbon ayak izini etkileyen unsurları ise bireysel ve kurumsal olarak sınıflandırmak mümkün. 

Karbon ayak izi hesaplaması sırasında bireylerin birçok alışkanlığı mercek altına alınıyor. Enerji kaynaklarının kullanımı, beslenme şekilleri, tükettikleri gıdaların çeşitliliği, evden çıkan atık oranı, ulaşım için tercih ettikleri metot ve gün içinde verilen daha pek çok karar; doğaya belirli bir oranda karbondioksit yayılmasına neden oluyor. 

Günümüzde en çok kullanılan enerji kaynaklarının başında fosil yakıtlar geliyor. Fabrikalardaki makineler, motorlu araçlar fosil yakıtla çalışıyor. Bunların yanı sıra ısınma ve elektrik gibi ihtiyaçlar da büyük oranda fosil yakıtlardan elde edilen enerji ile sağlanıyor. Bu yakıtların kullanımı sonucunda ortaya çıkan sera gazı ise küresel ısınmanın en etkili faktörleri arasında gösteriliyor. 

Küresel ısınmanın önüne geçebilmek adına birçok ülkenin imzasının yer aldığı Kyoto Protokolü 1997 senesinde yürürlüğe girdi. Ancak bu protokolün gerçek anlamda uygulanması için 8 sene geçmesi gerekti. Kyoto Protokolü, iklim değişikliği ve onun sebebi olarak görülen küresel ısınma ile mücadele kapsamında milletlerin ortak teşebbüsü olarak tanımlanıyor. Protokolün amacı çerçevesinde; atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun ülkelerin desteği ile azaltılması hedefleniyor. 

Kaynaklar:

Bu ve bunun gibi konularda aklına takılan tüm ulaşım soruların için bizimle iletişime geçebilir, ihtiyaç duyduğun bilgilere uzman ekibimiz aracılığı ile ulaşabilirsin!

Gray Background
Yolda Kırmızı Ok
Yolda.com Blog'a abone olun birbirinden ilginç içerikleri e-posta kutunuzdan takip edin.
Keep Reading
Yolda AuthorYolda
Lojistik Sektörünün Rekabet Gücüne Etkisi ve Lojistikte Kalite

Ekonomik göstergelerin alınmasında lojistik önemli bir pay sahibidir. Geleneksel taşımacılığı üst seviyelerde sunan lojistik sektörünün rekabet gücüne etkisi yadsınamaz bir gerçektir. Ülke bazında ekonomik, sosyolojik, kültürel ve küresel alanlarda söz sahibi olma ayrıcalığı veren önemli bir unsurdur. Küresel dünyada rekabet gücü sağlayan model, lojistik üs projeleri ile daha kapsamlı bir işleyişe ilerler. Büyüme oranlarının artmasında […]


4 Eki 2023 , 4 Min Read
Lojistik Sektörünün Rekabet Gücüne Etkisi ve Lojistikte Kalite
Yolda AuthorYolda
ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi) Nedir?

Günümüzde dijitalleşmenin hız kazandığı ve elektronik ticaretin (e-ticaret) öneminin giderek arttığı bir çağda yaşıyoruz. Elektronik ticaret, internetin gücünü kullanarak ürün ve hizmetlerin alım-satımının gerçekleştirildiği modern bir ticaret modelidir. Elektronik ticaretin büyümesiyle birlikte, küresel pazarda rekabetçi olmak ve hızlı işlem yapmak isteyen işletmeler için gümrük süreçlerinin de dijitalleştirilmesi gerekmektedir. İşte bu noktada ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük […]


17 Ağu 2023 , 8 Min Read
ETGB (Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi) Nedir?
Yolda AuthorYolda
Tedarik Zinciri Verimliliği için Yapay Zeka Destekli Dispatching Stratejileri Nedir?

Tedarik zinciri yönetimi, günümüz iş dünyasında büyük öneme sahip bir konudur. Şirketler, tedarik zincirlerini etkin bir şekilde yöneterek, stok yönetimi, teslimat süreleri ve müşteri memnuniyeti gibi faktörlerde önemli kazanımlar elde edebilirler. Tedarik zinciri verimliliğini artırmak için yapay zeka teknolojileri son yıllarda büyük ilgi görmektedir. Bu teknolojiler, tedarik zincirinin birçok aşamasında kullanılarak daha iyi ve daha […]


18 Tem 2023 , 8 Min Read
Tedarik Zinciri Verimliliği için Yapay Zeka Destekli Dispatching Stratejileri Nedir?