Ülkelere Göre Karbon Ayak İzi

Dünyamızı, zaman ilerledikçe en çok tehdit eden durumlardan birisi de ne yazık ki küresel ısınma ve iklim değişikliği! Birçok örgütün ve ülke liderlerinin öncelikleri arasında bulunan ve birbiriyle bağlantılı olan bu durumlar aslında tüm insanlığı tehdit ediyor. Sebep olarak gösterilen farklı birçok etken arasında en önemlilerinden biri de, insanların doğrudan ya da dolaylı yoldan neden olduğu zararın terimsel açıdan ifadesi olan karbon ayak izi.

Karbon Ayak İzi Nedir?

Karbon ayak izi nedir, buna neden olan etkenler nelerdir, nasıl hesaplanır ya da nasıl azaltılır gibi sorular ile ilgili birçok araştırma bulunuyor. Basit ifade ile karbon ayak izi; insan faaliyetlerinin bir sonucu olarak salınan sera gazının ve bu gazın doğaya verdiği zararın CO2 cinsinden ölçülmesine verilen isim olarak açıklanabilir. Genel olarak bakıldığında, karbondioksit ve sera gazlarının aslında hep var olduğunu ve tıpkı gerçekte olan seralar gibi ısıyı atmosferin içinde tuttuğu biliniyor. Ancak, karbon ayak izi olarak ifade edilen bu etki arttıkça, belirttiğimiz ısı da artış gösteriyor ve bu da küresel ısınmanın şiddetinin artmasına sebep oluyor. Karbon ayak izi hesaplaması; bireysel, kurumsal, bölgesel ve ülkesel olarak yapılabiliyor. Karbon ayak izi hesaplamasındaki ölçütlere ise; bireysel ihtiyaçların karşılanmasında araç kullanımı, evlerde kullanılan elektrik, fabrika ya da üretim tesislerindeki ısıtma soğutma faaliyetleri, kullanılan ürünlerin üretilmesinden bozulma aşamasına kadar geçen zamandaki dolaylı faaliyetler örnek verilebilir. Karbon ayak izin hesaplamasındaki amaç da, buna hangi etkenlerin neden olduğunu bulmak ve önlem alarak daha yaşanabilir bir Dünya yaratmak diyebiliriz. Çünkü, bu yayılım artarsa yeryüzü daha fazla ısınabilir, yine doğanın biyolojik durumu verimliliğini yitirebilir ve doğal hayat geri dönüşü olmayan tehlikelerle karşı karşıya kalabilir.

En Çok Karbon Salan Ülkeler

Karbon ayak izinin azaltılmasına ve artmasına engel olmak için çözüm bulmak adına ülkeler de birtakım çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmaları ölçümlemek adına 2015 yılında, Paris İklim Anlaşması imzalandı. 2016 yılında yürürlüğe giren bu anlaşmaya 191 ülke imzasını attı. Bugüne kadar birçok çevre toplulukları, üniversiteler, şirketler ve bilim insanları tarafından karbon ayak izi konusu üzerine çeşitli araştırmalar ortaya koymuştur. Bu araştırmalara göre, ülkelere göre karbon ayak izi ölçümleri ortaya konuldu. Buna göre en çok karbon salan ülkeler arasında ilk 10 listesi şu şekilde;

  1. Çin
  2. ABD
  3. Hindistan
  4. Rusya
  5. Japonya
  6. Almanya
  7. Güney Kore
  8. İran
  9. Birleşik Krallık
  10. Kanada

Türkiye’de Karbon Ayak İzi 

Diğer ülkelere bakıldığında Türkiye karbon salınımında bulunan ilk 10’da bulunmasa da, ilk 500 şehri arasında; İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Kayseri ve Gaziantep bulunuyor. Ekolojik dengeyi sağlamak adına, gezegende bulunan herkes üzerine düşeni yapmalı. Yine yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de karbon ayak izi ölçümünde en çok etkisi olan durumun “konutlar” olduğu ortaya çıkmış. Hatta, konutlardan kaynaklanan zararın bu konuda en yüksek veri elde edilen Çin’den ve Güney Afrika’dan da yüksek olduğu belirlenmiş. Buna göre konutlar bazında oranı yüksek olan ayak izi hesaplamasında, ısınma ve yemek pişirme amacıyla kullanılan petrol ve doğalgaz nedeni yatıyor. Bir diğer neden de, gıda sektörü yani yiyecek içecek tüketiminin fazla olmasından kaynaklanıyor. Türkiye’de bu nedenleri; süt ürünleri tüketimi, ulaşım sektörü ve kişisel araç kullanımının fazlalığı takip ediyor.

Karbon Ayak İzi Nasıl Ölçülür?

Çok uzun yıllardır bilim insanları ve çevre örgütlerinin araştırmalarda bulunduğu iklim değişikliği konusu oldukça ciddi durumda ele alınması gereken konulardan olmaya devam ediyor. Çünkü gün geçtikçe insanoğlunun doğrudan ve dolaylı olarak zarar vermeye devam ettiği su götürmez bir gerçek. Bu araştırmalar arasında bulunan karbon ayak izi hesaplaması da aslında bir nevi çözüm görevi görüyor. Yani, yanlış yapılan ve azaltılması gereken faktörleri saptayarak bu yönde çözümler geliştirmeyi hedefleyen bir amaç da denilebilir. Karbon ayak izi, birincil ve ikincil ayak izi olmak üzere iki başlık olarak ayrılıyor. Burada birincil karbon ayak izi; kişilerin doğrudan etken olduğu günlük yapılan alışkanlıklar, su tüketimi, seyahat şekiller, otomobil kullanımı, tüketilen gıdalar, ev içerisindeki eşyaların kullanımı, günlük enerji tüketimi gibi ve daha eklenebilecek birçok tüketim alışkanlığından oluşuyor. İkincil karbon ayak izi ise; kullanılan tüm ürünlerin oluşumundan yok olana kadar olan süreçte karbondioksit emisyonlarının ölçümü anlamına geliyor. Peki karbon ayak izi nasıl ölçülür? Ülkelere göre bu hesaplama değiştiği için, formüle edilirken farklı çarpanlar da ekleniyor. Oldukça karmaşık olan karbon ayak izi hesaplamasının en basit ifadesi ise şöyle açıklanabilir;

  • Karbon ayak izi = Yakıt tüketimi x Emisyon Faktörü

Karbon Ayak İzini Azaltmak İçin Bunları Yapın!

Doğayı ve dolayısıyla doğal yaşamı etkileyen iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi tehditler, tüm insanlığı ilgilendiriyor. Bu nedenle sadece bir kişinin bile bireysel karbon ayak izini kontrol altına alması adeta bir kelebek etkisi yaratacaktır. Bu şekilde daha bilinçli bir toplum haline gelerek, gelecek nesillere daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir Dünya bırakabiliriz. Karbon ayak izini azaltmak için bireysel olarak yapılabilecek davranışlar ise şöyle sıralanıyor;

  • Yakın mesafedeki bir yere giderken araç kullanımı yerine yürümeli ya da bisiklet kullanılmalı.
  • Az enerji tüketen cihazlar tercih edilmeli.
  • Elde bulaşık yıkamaktan tamamen vazgeçilmeli.
  • Yaşam alanlarınızda kullanılmayan ışıklar açık bırakılmamalı.
  • Çamaşırlar biriktirilip yıkanmalı ve diş fırçalama esnasında su açık bırakılmamalı.
  • Taşıt kullanımı olabildiğince azaltılmalı ve uzak mesafeler için toplu taşımalar tercih edilmeli.
  • Elektrik ve ısınma ihtiyaçları rüzgar ve güneş enerjisi kullanılarak yapılabilir.
  • Plastik kullanımı olabildiğince azaltılmalı.
  • Kırmızı et tüketimi de karbon ayak izini etkileyen faktörlerden biri olduğu için, tüketimi minimuma düşürülmeli.
  • Bitkisel ve hayvansal atıklar, geri dönüştürme kutularına bırakılabilir.
  • Elektrik kullanımında tasarruflu ampuller, buzdolabı ve klima cihazları tercih edilmeli.

Karbon Ayak İzi Azaltılmadığı Takdirde Dünyamızı Neler Bekliyor? 

Karbon ayak izinin, basit ifade ile çeşitli kullanımlar ve faaliyetler sonucu ortaya çıkan karbondioksit salınımı olduğundan bahsetmiştik. Sera gazı da denilen bu karbondioksit gazı, ısı tutma kapasitesi fazla olan ve küresel ısınmaya sebep olan gazlardan sadece bir tanesi. Ancak aralarında en tehlikeli olan gaz da yine karbondioksit gazıdır. Bunun nedeni ise, hem miktar olarak atmosferde çok fazla olması hem de CO2 moleküllerinin ömrünün 50 ila 100 yıl arasında değişen uzun sürelere sahip olması gösteriliyor. Tüm bunlara bakıldığında, hala hiç bir şey yapmadan karbon ayak izi azaltılmadığı takdirde Dünyamızı neler bekliyor?

  • Buzulların erimesi hızlanacak.
  • Kuraklık, erozyon, çölleşme gibi doğal afetler artış gösterecek.
  • Kar yağışının azalması ile birlikte de kuraklık sonucu ortaya çıkacak.
  • Orman yangınları artacak.
  • Sıcak hava dalgaları arttığı için buna bağlı ölümlerde artış olacak.
  • Canlıların yaşam alanı ve canlı türlerinde azalmalar olacak.
  • Tatlı su kaynakları azaldığı için, tüm canlılar susuzlukla karşı karşıya kalacak.
  • Kuzey buz denizi tamamen yok olacak.
  • Bulaşıcı hastalıklar da tekrar yaygınlaşabilir. Bunun en büyük örneği ise Kuzey Amerika ve Afrika’da sıtma oranları artıyor olması.

Ülkelere göre karbon ayak izi konusu incelendiğinde insanlığın geleceği için çok önemli detaylarla karşılaşıyoruz. Karbon ayak izi azaltılması takdirde dünyamızı neler bekliyor sorusunun yanıtı gerçekten ürkütücü. Bu sebeple daha dikkatli olmak, bu konuda duyarlı davranarak tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmek önemli.

Bu ve bunun gibi konularda aklına takılan tüm ulaşım soruların için bizimle iletişime geçebilir, ihtiyaç duyduğun bilgilere uzman ekibimiz aracılığı ile ulaşabilirsin!

 

Önerilen