Ek Mali Yükümlülük

İhracat işlemlerinde her ne kadar farklı kapsamlarda birçok ödeme ve harcama yapılıyor olsa da bu ödemelerin başında gümrük vergisi geliyor. Gümrük vergileri genel olarak koruma önlemleri olarak da adlandırılırken, bu vergiler serbest ticaretin en büyük engelleri arasında yer alıyor. Bu nedenle Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından gümrük vergileri de belirli kurallar çerçevesinde uygulanmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü’ne ek olarak Türkiye Gümrük Birliği’ne de katılmıştır. Bu sebepten ötürü Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olan ülkelerden yapılan ithalat işlemlerine tek taraflı bir gümrük vergisi uygulama imkanı bulunmamaktadır. Her ne kadar Avrupa Birliği’ne üye olan ülkeler üzerinden yapılan ithalatın belirli bir oranda vergilendirilmesi söz konusu olsa da, diğer ülkelerde üretilen ürünlerin, Avrupa Birliği üye ülkeleri üzerinden ithal edilmesinde oluşan çeşitli zafiyetleri önlemek için de farklı vergilendirme uygulamaları kullanılmaktadır. Bu noktada ise karşımıza ek mali yükümlülük ya da ilave gümrük vergisi gibi kavramlar çıkıyor. Peki, ek mali yükümlülük nedir ve ek mali yükümlülüğün kapsamları nelerdir?

Ek Mali Yükümlülük Nedir?

Avrupa Birliği’ne üye olmayan ülkelerde üretilen ancak Avrupa Birliği’ne üye olan ülkeler üzerinden ithalatı gerçekleştirilen ürünlerde yaşanacak vergi açıklarını ve çeşitli zafiyetleri ortadan kaldırmak için alınan önlemlerin en başında ek mali yükümlülük uygulaması geliyor. Dünya Ticaret Örgütü’nün Koruma Önlemleri Anlaşması çerçevesinde belirli toleranslar uygulanan ek mali yükümlülük sayesinde, vergi ödemelerindeki zafiyetlerin de önüne geçilmektedir. 

Anayasa’nın 73’üncü maddesi genel olarak uygulanan vergilerin ve mali yükümlülüklerin korunması için hazırlanmıştır. Vergi, harç ya da benzeri mali yükümlülüklerin korunması, değiştirilmesi ya da kaldırılması da direkt olarak 73’üncü madde çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Anayasa’nın 167’nci maddesi ise dış ticaret işlemlerinde uygulanan vergi ve benzeri yükümlülüklerin yanı sıra ek mali yükümlülüklerin düzenlenmesini kapsamaktadır. Anayasa’nın 167’nci maddesi çerçevesinde dış ticaret işlemlerine uygulanan tüm vergi, harç ve resim gibi mali yükümlülüklere ek alınan fon, kesinti, vergi ya da paylar ise ek mali yükümlülük olarak adlandırılmaktadır. 

Özellikle son dönemlerde Cumhurbaşkanı Kararı ile ithalat ve dış ticaret işlemlerinde binlerce farklı ürüne ilave gümrük vergisi ya da ek mali yükümlülük uygulaması getirilmeye devam ediliyor. İlave gümrük vergisi ve ek mali yükümlülük ödemeleri her ne kadar kağıt üzerinde farklı ödemeler şeklinde görülüyor olsa da bu iki harcama da Anayasa’nın aynı maddesi temel alınarak oluşturulmaktadır. Bu kapsamda isimleri her ne kadar farklı olsa da temelde benzer işlevleri yerine getirmektedir. Ek mali yükümlülük ve ilave gümrük vergisi arasındaki en temel fark ise, ek mali yükümlülüğün temelde bir vergi olarak değerlendirilmemesidir. Bu nedenle gümrük vergisi muafiyeti ve benzeri uygulamalardan yararlanılarak ithalatı gerçekleştirilen ürünlerin ek mali yükümlülük ödemelerinin gerçekleştirilmesi gereklidir. Ek mali yükümlülük ödemelerinin yerine getirilmemesi durumunda ise Gümrük Kanunu’nun 234’üncü maddesi gereğince ek mali yükümlülüğün 3 katına kadar para cezası kesilmektedir. 

Ek Mali Yükümlülük Nasıl Hesaplanır?

Ek mali yükümlülük yukarıdaki anlatımlarına göre kısacası ithalat işlemlerinden kaynaklanan vergi kaybının dengelenmesi ve yerli üretici firmaların sektörde korunmasını hedefleyen bir çeşit vergi türüdür. İthalatta Korunma Önlemleri kapsamında değerlendirilen ve telafi edici vergi türleri arasında yer alan ek mali yükümlülük, yerli üretici ile birlikte ülke ekonomisinin de korunmasını hedeflenmektedir. 

Ek mali yükümlülük ödemelerinin hesaplamaları, ülkeler arasında farklılık göstermektedir. Bu nedenle ürünün ithal edilmeden önce ek mali yükümlülük çerçevesinde ne kadar ödeme yapılması gerektiği, ürünün menşe ülkesine ve hangi ülkeden getirileceğine dikkat edilmelidir. Ek mali yükümlülük vergisinin düşük tutulduğu ülkelerden ihracat yapmak, özellikle uzun vadede işletme giderlerinin büyük ölçüde azalmasını sağlayacaktır. Ancak bu noktada, ürünün menşe ülkesi ve ithal edildiği ülkeyi göz önünde bulundurarak çeşitli hatalar yapılmaması gereklidir. Ek mali yükümlülük kapsamında örnek verilecek olursa 6104 tarife pozisyonunda bulunan herhangi bir tekstil ürününün Bangladeş, Endonezya, Hindistan, Pakistan, Moğolistan, Vietnam, Ukrayna, Sri Lanka menşeli olması halinde, bu ürünün Avrupa Birliği’ne üye ülkeler üzerinden ithal edilmesinde ek mali yükümlülük ödemesi tahsil edilmektedir. Ek mali yükümlülük hesaplaması ise diğer ülkelerden tahsil edilen tahsil edilen Gümrük Vergisi Oranı ile gelişmekte olan ülkelerden tahsil edilen Gümrük Vergisi Oranı arasındaki fark kadar ek mali yükümlülük vergisi ödenmesi gereklidir. Ürünün ithalat işlemi sırasında ödenmesi gereken ek mali yükümlülük oranının hesaplanması için standart gümrük vergisi ile gelişmekte olan ülkelere uygulanan gelir vergisi oranının birbirinden çıkarılması yeterlidir. 

Ek Mali Yükümlülük ile Gümrük Vergisi Arasındaki Farklar

Gümrük vergisi, dış ticaret işlemlerinde iki ya da daha fazla ülke arasındaki ürün ya da hizmet geçişlerinde ödenmesi gereken ücretler olarak ifade edilmektedir. Bir ülke sınırlarından başka bir ülkeye ihracat yapılması halinde, karşı ülkeye malın geçişi sırasında gümrük vergisi ödenmelidir. Gümrük vergisi, her mal grubu ya da hizmete göre çeşitli oranlarda belirlenmektedir. Bununla birlikte kitap ve benzeri, basılı yayın araçlarında ise gümrük vergisi uygulanmamaktadır. Gümrük vergisi, her ülke ekonomisinin en büyük gelir kaynaklarından bir tanesidir. Dış ülkelerde çok daha uygun fiyatlar ile üretilen ürünlerin, ülke sınırlarına daha ucuz fiyatlar ile giriş yapması ve yerli üreticiye kıyasla daha ucuz fiyatlara satılmasının yaratabileceği olumsuz durumların da önüne geçilmesinde oldukça önemlidir. Gümrük vergisi, her ne kadar belirli mal ve hizmet grupları için önceden belirlenen oranlara sahip olsa da Dünya Ticaret Örgütü ve bununla birlikte Avrupa Birliği tarafından da üye ülkeler arasında uygulanması gereken gümrük vergisi kuralları ve oranlarına çeşitli sınırlamalar getirilmektedir. Çeşitli topluluklara üye olan ülkelerin, diğer üye ülkelere uygulaması gereken vergi oranları da bu sayede sınırlandırılmakta ve ülkeler arasındaki iletişim güçlendirilmektedir. Gümrük vergisi genel olarak tüm ihracat ürünlerine uygulanırken, farklı ülke menşeli ürünlere uygulanan farklı gümrük vergisi oranları ise ek mali yükümlülük ya da ilave gümrük vergisi gibi kavramların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. 

Ek mali yükümlülük ödemeleri, normalde daha yüksek gümrük vergisi oranlarına sahip bir ülke menşeli ürünlerin, düşük gümrük vergisi oranlarına sahip olan Avrupa Birliği üye ülkeleri ya da benzeri ülkelerden ithal edilmesi gibi durumlarda yaşanan vergi kayıplarının önüne geçilmek için oluşturulmaktadır. Bu sayede normal şartlarda ürünlerden alınması gereken gümrük vergisinin kalan kısmı da ithalat işlemini gerçekleştiren firmalardan tahsil edilmektedir. Ek mali yükümlülük, tüm ithalat işlemlerinde tahsil edilmezken, gümrük vergisi neredeyse tüm ithalat işlemlerinde ödenmesi gereken vergiler arasında yer almaktadır. Ek mali yükümlülük ödemeleri genellikle Pakistan, Hindistan, Vietnam, Ukrayna ve benzeri normalde daha yüksek gümrük vergisi oranlarına sahip olan ülke menşeli ürünlerin, Avrupa Birliği’ne üye olan daha düşük gümrük vergisi oranlarına sahip ülkeler üzerinden ithal edilmesi gibi durumlarda geçerlidir. Bu gibi durumlarda gümrük vergilerindeki kayıpların karşılanması için standart gümrük vergisi ile gelişmekte olan ülkelere uygulanan gümrük vergileri arasındaki farkın, ek mali yükümlülük ödemesi olarak ithalat işlemi sonucunda ödenmesi gereklidir. Ek mali yükümlülük ödemelerinin zamanında yapılmaması halinde ise bu ödemenin 3 katına kadar ceza uygulanmaktadır.

Önerilen